• Öyküm Kütük

İlk Günah ve Cennetten Kovuluş: Michelangelo

Güncelleme tarihi: Mar 13

Yüzyıllardır bitmek bilmeyen bir merakla kafalarımızı kurcalayan, merakımızı didikleyen bir konudur Adem ve Havva’nın yaradılışı, cennetten kovuluşu. Hangi dine inandığınızın ya da inanmadığınızın bir önemi yoktur, hayatınızın bir döneminde muhakkak kendinizin ve tüm insanlığın yaradılışını merak etmişsiniz, araştırmışsınız ve Adem ve Havva’nın yaradılışı hikayesine rastlamışsınızdır.

Şimdi merceklerimizi biraz daha geçmişe çeviriyoruz ve Michelangelo’nun Sistina Şapeli için resmettiği inanılmaz freske bakıyoruz!

Papa II. Julius tarafından Sistine Şapeli’nin tavanına resmedilmesi istenen 9 ana freskten biri olan İlk Günah ve Cennetten Kovuluş, Adem ve Havva’nın yaradılışlarını resmeden eserlerden hemen sonra gelir. Aslında çok dindar sayılmayan Michelangelo, başlarda Sistine Şapeli’nin duvarlarına eserler yapmak istemese de gelen teklif Papa’dan olunca hayır deme şansı kaybolmuş.



Kendine has bir tarzı olan ve kendini heykeltıraş olarak nitelendiren Michelangelo’nun tıpkı diğer eserlerinde olduğu gibi bu eserinde de olayları kendi anlam süzgecinden geçirerek yansıttığını görürüz. Hristiyanlığa baktığımızda ilk günah, Havva’nın Bilge Ağaç’tan yasak meyveyi koparmasıyla gerçekleşiyor. RAB Tanrı'nın yarattığı yabanıl hayvanların en kurnazı yılandı. Yılan kadına, “Tanrı gerçekten, ‘Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin’ dedi mi?” diye sordu.

Kadın, “Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz” diye yanıtladı, “Ama Tanrı, ‘Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz’ dedi.”

Yılan, “Kesinlikle ölmezsiniz” dedi, “Çünkü Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız.”

Kadın ağacın güzel, meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi, o da yedi. İkisinin de gözleri açıldı. Çıplak olduklarını anladılar. Bu yüzden incir yaprakları dikip kendilerine önlük yaptılar. ”



Ancak; Michelangelo’nun tablosunda görürüz ki Adem, İncil’deki hikayenin aksine, meyveyi Havva’dan değil doğrudan Bilge Ağaç’tan alır. Bilge Ağaç’ın ikiye böldüğü tabloda Adem ve Havva gözleri açıldıktan sonra utançlarından incir yapraklarıyla örtünmezler, Bilge Ağaç’ın sağında kalan ve günahın işlendikten sonrasını temsil eden kısımda dünyayı, faniliği, ölümsüzlükten kopuşu anlatırcasına yaşlanmış, çelimsiz bedenleriyle, Tanrı’nın meleğinin onları cennetten kovarken üzerlerine doğrulttuğu kılıçtan sakınırlar, aslında bu kılıç, Tanrı’nın Havva’ya verdiği “Yanan Kılıç”’a bir atıftır. Ayrıca bazı sanat tarihçilerine göre Bilge Ağaç’a sarılmış yılanın kadın figürü olarak resmedilmesi İbrani metinlerinde geçen ve Adem’in ilk karısı olarak bilinen Lilith’i simgeler.


Görüldüğü üzere Michelangelo, kendi insiyatiflerini, kendi tarzını kullanarak İncil’de geçen yaradılış ve kovuluş hikayesinden farklı bir sahne resmediyor, hem de Papa için kilise tavanına yaptığı bir freskte! Sanat hangi döneme denk gelirse gelsin, ister gizli gizli duvarlara yazılsın, ister korka korka binalarda boya kalsın, sanatçı gerçek bir sanatçıysa gönlünden geçenleri söylemenin bir yolunu bulur diyebilir miyiz?

70 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör